G kod ve Post-Processor

G kodu aslında bir programlama dilidir. G kodu ile yazılmış bir program text dosyasından ibarettir ve Notepad ile açıp ekstra bir editör gerektirmeden düzenleme yapılabilinir. G kodu 1950’li yıllarda MIT servomechanism laboratuvarında geliştirilmiş ve daha sonra g kodu standardizasyonu ile 1980 de ISO 6983 no’lu standart kabul edilmiştir.

Post ,G kodu ile yazılmış bir program olarak adlandırılır. Post-Processor ise Post yani G kodu çıktısının oluşmasını sağlayan şablon olarak niteleyebiliriz. Bir translator gibi çıktıyı yani Post’u makinenin diline çevirir.

xxx

Bilgisayar ortamındaki programlar nasıl bilgisayarda çalışıyorsa (neticede bilgisayar da makinedir), G kodu ile yazılmış bir program da CNC makinesi üzerinde bu şekilde çalışır. G Kodları makine üzerinde Kontrol Ünitesi yardımı ile çalışır ve makine üzerinde bulunan kontrol üniteleri bu kodları algılayarak parçanın işlemesini gerçekleştirir.

Okumaya devam et

Frezeleme Prosesinde Mükemmel Sonuç

yeni-gelistirilen-takimlar-kucuk-parca-islemeyi-optimize-ediyor_977

 

Hassas geometri ile ayna gibi yüzeyler
Hassas işleme ile ulaşılan kalite seviyesi günümüzde tecrübeli kullanıcıları bile etkilemektedir. Çoğunlukla yakalanan kalite aşındırma, taşlama, parlatma veya lazer ışını işleme sonuçlarına eşit olarak ulaşılabilen kalitedir ve çok daha hızlı ve bu nedenle daha ekonomiktir. ETH Zürih’te bulunan aerostatik olarak yüzey kılavuzlu ultra hassas işleme merkezi ile yapılan test serileri satır satır frezeleme ile Ra > 25 nm ve yüzey frezeleme ile Ra < 3 nm devamlı yüzey kalitesine ulaşılabildiğini gösterdi. Bu seviyedeki kalite, parlatılmış yüzeylere uygundur ve yüksek-hassasiyet geometri gösterebilir. Geçmişte yüksek parlaklıkta plastik parçaların enjeksiyon kalıpları öncelikle frezelenir ve daha sonra karmaşık parlatma prosesleri uygulanırken, bugün hassas işleme prosesleri ile düzgün ve pürüzsüz yüzeyli parçaların üretimi mümkündür. Demir dışındaki metallerde bile etki çok belirgindir: örneğin lazer optiklerde kullanım için uygun olan ve geometrik olarak hassas, ayna gibi yüzeylere ulaşmak mümkündür. Sonuç, çeşitli etkilerin birleşimidir: taşlama ve parlatma sırasında konveksiteler oluşurken ya da köşeler yuvarlatılırken oluşan riskleri azaltmakta, hassas işleme esnasında uygulanan zaman alıcı prosesleri de ciddi oranda kısaltmaktadır.

Okumaya devam et

İleri İmalat Yöntemleri

large_manufacturing

İmalat yöntemleri, malzemenin işlenmesi (talaşlı imalat) ya da malzemenin oluşturulması (talaşsız imalat) ile üretilmesi ayrımı gözetilerek iki ana grupta incelenir. Alışılmış ya da geleneksel üretim yöntemlerinde; parça ile takım arasındaki temas ve hareketin sonucunda talaş kaldırılır. Bu şekilde üretilmesi planlanan parçalarda çeşitli tezgah ve takımlar arasından seçim yapılır. Ayrıca temas sırasında oluşan kuvvetler, takım aşınması veya tırlama gibi problemler doğurur. Bu yüzden geleneksel üretim yöntemlerinde tecrübeli bir teknik ekip tarafından imalatın gerçekleştirilmesi gerekir. Aynı durum kalıp ve malzemenin kullanıldığı talaşsız imalat yöntemlerinde de geçerlidir. Yakın tarihteki teknolojik gelişmelerin de desteğiyle, üretim metodlarındaki geometrik kısıtlamalar ve maliyetler göz önüne alınarak ileri(alışılmamış) imalat yöntemleri gelişmiştir.

Okumaya devam et

Üç Eksenli Masa Tipi CNC Tezgahı Tasarım ve İmalatı

👤Yrd. Doç. Dr. İsmail TEMİZ, Marmara Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Mekatronik Mühendisliği / Gazi DEĞDAŞ (melitacnc@gmail.com) , Onur SOYDAN (soydanonur@hotmail.com), Halil GÜVEN – Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Mekatronik Bölümü

Hayatımızın her alanında bilgi işlem teknolojisi hızla gelişmektedir. Bilgi işlem teknolojisinin gelişmesi özellikle imalat endüstrisinde önemli değişikliklere sebep olmuştur. Bu değişimlere paralel olarak üniversal imalat tezgâhları yerini bilgisayar kontrollü tezgâhlara bırakmıştır.
Bu çalışmada, Üç eksenli masa tipi CNC freze tezgâhı tasarım ve imalatı için gerekli tasarım parametreleri belirlenmiştir. Bu parametreler çerçevesinde tezgâhın tasarımı ve imalatı için gerekli olan statik ve dinamik hesaplamalar yapılmıştır. Yapılan hesaplamalar doğrultusunda üç boyutlu bir çizim programında çizimi yapılmıştır.  Çizimi ve  tasarımı yapılan üç eksenli masa tipi CNC freze tezgâhı metal parçaları endüstride bulunan talaşlı üretim tezgâhlarında işlenmiştir.  Tezgâhın eksen sistemindeki hareketleri iletecek ve yönlendirecek yataklama sistemleri hazır olarak satın alınmıştır.  Mekanik parçaların montajı yapılarak sistem hazır hale getirilmiştir. Tezgâhın eksenlerinin tahrik sistemi step motorlarla sağlanmıştır. Üç eksenli masa tipi CNC freze tezgâhının elektronik kontrolü bir kontroller kartı yardımıyla yapılmıştır.

CNC  Tezgahlarının Tarihi Gelişimleri

Sayısal Kontrol (Numerical Control-NC), II. Dünya savaşı  sırasında, karmaşık ve daha doğru parça üretiminin sağlanabilmesi artan ihtiyaca cevap  verebilmek için talaşlı imalat sektörü de hızla gelişmiştir. 1952 yılında ilk olarak üç eksenli bir makine (Cincinnati  Hydrotel  Milling Machine) geliştirilmiştir. Dijital kontrollü bu tezgâh ve teknolojisi NC olarak adlandırıldı. İlk gözlenen avantajları, karmaşık parçaların daha doğru imali ve kısa üretim zamanları idi. İlk NC kontrolörü için 1950 ‘lerde vakum tüpler kullanıldı. Bunlar oldukça büyük parçalardı. 1960 ‘larda elektroniğinde gelişmesiyle dijital kontrollü transistörler kullanıldı. Üçüncü gelişme olarak ta; NC kontrolörü olarak entegre devre çipleri kullanılmaya başlanıldı. Bunlar ucuz, güvenilir ve küçük elemanlardı. En önemli gelişme; kontrol üniteleri yerine bilgisayarın kullanılması oldu (1970 ‘lerde). Böylelikle CNC (Computer Numerical Control) ve DNC (Direct Numerical Control) sistemleri ortaya çıktı. CNC, basit NC fonksiyonlarını sağlayabilen, parça programlarını yorumlanmasını ve girdilerinin yapılması için bünyesinde bilgisayar sistemi bulunduran mekanik bir sistemdir. CNC’ yi ayrıca bünyesinde programları saklayabilen, dışardan veri aktarımı yapılabilen bir takım tezgâhı olarak da adlandırabiliriz. 

CNC Tezgahların Çalışma Eksenleri
Bilinildiği gibi CNC tezgahlarında hareket üç eksende oluşmaktadır.

1.1.1 Normal Yük Altında Yatay Hareket  
Tezgâh sistemlerinde en çok X ve Y eksenlerinde kullanılmaktadır. Bu tip  yataklama sistemlerinde yük arabalara eşit olarak dağılmaktadır.

res

Şekil 1.1 Normal Yük Altında Yataklama Uygulaması

Okumaya devam et

WorkNC CAM ve WorkXplore 3D Viewer Heck Becker GmbH’de Verimliliği Artırıyor

Hafif motorlar ve transformasyonlarla, üretimde önemli bir rol oynayan Die-cast aliminyum bileşenler şimdi hiç olmadığı kadar talep görüyor. Bu 1990’lardan beri gelişmiş döküm araçlarının yapısına odaklanmış ve döküm kalıp üretiminin öncüsü olan Heck & Becker için iyi bir haber.

WorkNC-H

Ludwig Heck ve Jakob Becker tarafından 1936 yılında kurulan ve Dautphe lakabıyla anılan şirket şimdilerde Heck & Becker olarak biliniyor ve 160 kişiye istihdam sağlıyor. Otomotiv sektörünün en başarılı ve yenilikçi kalıp üreticilerinden biri olan ve Almanya’nın Dautpheal kentinde hizmet veren firma aktif olarak otomotiv teknolojilerinin geliştirilmesine katkıda bulunuyor. Bununla birlikte geleneksel yanmalı motorlar için parça ve alternatif enerji parçaları üretiyor.

“WorkNC kalıp ve parça üretmek için kullandığımız bir CAM sistemidir. Kullanımı kolay ve ihtiyacımız olan tüm özel freze stratejilerini içerir.”

Klein ve Ralf Fett, Heck & Becker’ın Üretim Müdürü

Okumaya devam et

Tersine Mühendislik (Reverse Engineering)

Seri üretime geçmek istediğimizde elimizde üretilecek parçanın sadece numunesi ya da modeli olan parçalar olabilir. Bu parçaların CAD çizimleri olmadığı için ne tasarım değişikliği ne de kalıp yaptırma olanağımız olmayabilir. Parçalar üzerinden ölçü alarak CAD çizimi yapmak hem uzun zaman alır hem de sağlıklı bir yöntem değildir.

“Tersine Mühendislik (RE – Reverse Engineering)” diye tanımlanan yöntem genel anlamı ile elde mevcut olan mamul parçadan hareketle ve imalat prosesindeki işlem sırasında geriye doğru gidilmek suretiyle, operasyonların tümünün çözümlenmesine yönelik çalışmaların bütünü olarak ele alınması demektir.

İşte böyle bir durumda optik tarama yöntemiyle taranan numune parça üzerinden günler hatta saatler içerisinde CAD data elde edilebilir. Böylece en sağlıklı biçimde CAD çizimi örneğinden sapma olmaksızın yaratılmış olur. Elde edilen bu CAD verileri ile kalıp yapılabilir ya da tasarım üzerinde değişiklikler yapabiliriz.

 

ilk

 

Okumaya devam et